Ben belediyelerin ticaret yapmalarına karşıyım.
Belediye ticaret yapmamalı var olanların sağlıklı hizmet verebilmesi için üzerine düşen görevi yerine getirmeli.
Her işletmenin üzerine öyle balıklama atlayıp bunu bana verin ben işleteyim dememeli.
Bugüne kadar belediye işletmelerinden rahat edildiği görülmemiştir.
Üstelik vatandaşın ekmeğiyle de oynanmış olmaktadır.
Önceki gün bir haber vardı gazetelerde.
İlkadım Belediye Başkanı Kızılay Tıp merkezi için bana verin demiş.
Bakkaldan kibrit mi isteniyor öyle.
Bunlar altyapısı düşünülmeden ayaküstü verilen beyanatlardır.
Bugüne kadar ne çekmişsek bu ayaküstü verilen beyanatlardan çekmişizdir.
Adama bu konularda nasıl bir geçmişiniz var diyerek sormazlar mı?
Bu halk ekmek fabrikası hikâyesi gibi bir şey.
Hani ben yaptım oldu gibi…
Ya da istedim de vermediler… Gibi.
Belediyeler ticaretten uzak durmalı.
Halkın vergileriyle iş yapmak kolaydır.
Al birini ver ötekine.
Peki ya vatandaş böyle mi?
Bazen bürokratlarda da var bu durum.
Ben çok başarılıyım diyor.
Bu başarıyı tebrik etmemek mümkün değil.
Fakat iyi de bunun ölçüsü nedir?
Devletin imkânlarıyla başarılı olmak kolay.
Yani riskin yok.
Bunu söyleyen kişi bakkal dükkânı açsa işletip işletemeyeceğini kim söyleyebilir?
Ben asıl kendi tırnağıyla bir yere gelenleri tebrik ediyorum.
Asıl onların önü açılmalı.
Sözün özü bırakın ticareti halk yapsın.
Kesmeyin önünü.
Herkes işine baksın.
Bir sözüm de STK lara.
Samsunda Sivil toplum örgütleri daha da duyarlı olmalı.
Belediyelerin iki ayranına, bir salonuna tav olup ta gerçekler karşısında susmamalı.
Susarsa zaten bu hüviyetini de kaybetmiş olur.
STK lar nasılmış ne yaparmış Ankara, İstanbul, İzmir’e bir bakmalı.
Samsunda birine bir eleştiri yapsan küs tutuyor bu da ayrı bir handikap
Şimdilik bu kadar.
(www.samsunbulten com)