Rüzgarın kemanını çaldığı ve yağmur
damlalarının pencerene vurduğu soğuk bir gecede yatağına uzanıp hayalini
kurduğun ve keşke dediğin bütün güzellikler senin olsun..
Beyaz bir güvercin gönderiyorum sana,
Kanatlarında mutluluk yüreğinde sevgi ve şevkat,
Kar beyaz tüylerinde kokun,
Ve gagasında iyi geceler öpücüğü
Ona iyi bak.
Yatağını gül yapraklarıyla,
Hayallerini papatyalarla süsledim
Üzerini sevgimle örtüp kabuslarını da ben aldım ki
En tatlı rüyalar seninle olsun.
Rüyaların en güzelini görürken,
Tanrının seni korumak için gönderdiği
Meleklerin kanatları öyle büyük olsun ki
En masum anında bile kimse sana zarar veremesin.
Öyle insanlar tanıdım, her biri gökte bir yıldız gibi parlıyordu
Oysa ben seni güneşim seçtim
Ve bir güneş için binlerce yıldızdan vazgeçtim.
Hayallerin okyanuslar kadar büyükse
Ve sen içinde bir kum tanesi gibiysen
Umudun sesini dinle
İçindeki kıpırtının okyanuslardan büyük olduğunu göreceksin.
Sevgiler vardır uğrunda
ölmeye değer,
Aşklar vardır ölünceye kadar yaşamaya değer,
Ama öyle insanlar vardır ki Tanrıdan tapmaya değer.
Nehirler denizlere karışır dalgalanır fırtına
olur durulur,
Kalbimdeki kasırga hiç dinmez benliğim senle erir bütünleşir
Ateş yanar küllenir ama sönmeyen bir ateş var senin ateşin !!
Bir gün bunalır çok özlerse
yüreğin beni,
Bir yıldıza takılsın gözlerin
Çünkü aynı özlemle aynı yıldızda seni arıyor olabilirim
Seviyorum sevmenin acı verdiğini
Her sevenin sevilmediği bile bile ...
Ama yine de bir umut taşıyorum
Belki seven sevilir diye.
Herzaman gül, hayata gülücük şaç, gülmeyi
benimse,
Çünkü senin bir gülüşün için,
Koca dünyada yaşayan biri mutlaka biri vardır.
Güneşin doğduğu yerde parlayan
ber ışık görürsen bilki senin için yanan kalbimdir.
Bazen sana gayesiz, raslantısal bakardım...
Sense kaçırırdın gözlerini benden.
Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm.
Gözlerin olmadan da kalbini göreceğimden habersizdin.
Ve hatta sana bakmadan seni hissettiğimi bilmezdin.
Titrer durur ellerim yanında.
Vücudum ürpermeyle dolar.
Üşüyorum ben yanında.
Çünkü varlığın içime serinlik veriyor.
İçim o kadar senle doldu ki...
İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum.
Öyle güzeldin ki!
Ama bir gün anladım yüzündeki güzelliğin ruhundan geldiğini.
Öyle güzeldin ki!
Anladım seni güzel gören benim gözlerimdi.
Sevgimin güzelliğiydi seni güzelleştiren.
Eğilip gözlerime baktı: seni seyredebilirmiyim
dedi usulcacık.
Sandım eylemlerin, insanların gözlerimde ve yüzümde oynaşmasını Seyredecek.
"evet" dedim belli belirsiz. Yumdu gözlerini. şaşırdım. Sonra anladım ki
kalbinde seyrediyordu beni.
Yağmur vuruyorsa pencerene anla ki o zaman ben ağlıyorum.
Yağmur pencerene vururken ,benim gözyaşlarım da kalbime vuruyor; Tıpkı yağmur
gibi.
Bana kalsa gökyüzündeki tüm
yıldızlar yerine bütün insanlara
Senin gözlerinde ışlıdayan bir çift yıldızı gönderirdim.
Ya durgun olmalı deniz ; ya durmalı ya da
kudurmalı,
Sonuna kadar saplanamayacksa hançer kınıda durmalı ,
Seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı.
Sen en büyük sevgiyi hakedecek
kadar mükemmel ,
Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.
Sen dünyaya sürgün bir meleksin
Ve ben seni o kadar çok seveceğimki
Bir daha cennetine dönemeyeceksin!
Ne seni unutmak gibi bir çaba var
yüreğimde,
Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar ,
Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm,
Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.
Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen ,
Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen ,
Sevenlerin mumudur sevgi ,
Eriyip de hiç bitmeyen.
Eğer birgün sevmek istersen önce
kendini sev,
Daha sonrada istersen beni,
Ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin,
Çünkü ben seni öyle sevdim.
Bir gün gelip soracaksın beni mi daha çok
seviyorsun yoksa Tanrı'yı mı diye...
Ben hiç düşünmeden Tanrıyı diyeceğim ve sen küsüp gideceksin.
Ama nereden bileceksin içimdeki Tanrının sen olduğunu...
Hayatta üç şeyi sevdim; seni,
kalbimi, ümit etmeyi...
Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim,
Belki seversin diye...
Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,
Bilki o seni benden daha çok seviyor...
Sen en büyük sevgiyi hakedecek
kadar mükemmel ,
Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.
Yaşamak gecenin tüm karanlığına rağmen,
Buğulu bir cama güneşi çizebilmektir.
YAŞAMAK DİRENMEKTİR !
Ağlamak istiyorsanız asla
yapmayın.
Çünkü, bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için,
Yaşayan birileri mutlaka vardır.
Gördüğüm en güzel rüya senin
olduğun,
Duyduğum en derin sevgisenin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.
Aşka burun kıvırmayin o çöl ortasında yemyeşil
bir bahçedir.
O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için,
Her bitkinin sürekli bakıma ihtiyaci olduğunu unutmayın.
Eğer öldüysen, şu anda yıldızlara uzanırsan, yıldızların ışıklarını topla.
Taç şeklinde saçlarının arasında sonsuza dek parlasın.
Seni seviyorum diyebiliyorsam
Bu sende bütün insanlığı ,
Bir anlamda bütün canlı olan herşeyi,
Ve yine sende kendimi seviyorum demektir.
Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm.
Sevmek saçak altına sığınan göçmen kuşun,
Kar tanecikleri arasında uçuşan beyaz tüyünü görebilmektir.
Ben seni dün sevmedim çünkü dün
bitti.
Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek.
Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek.
Mehtap sularda gümüşten bir iz bırakırken,
Gökte yıldızlar parlıyordu.
Yalnız kaldığım günler ve geceler,
Kalbim her yerde seni arıyordu.
Yaşamın kaynağı sevgiyse eğer,
Sevgi mutluluk, mutluluk paylaşmak,
Paylaşmak dostluk, dostluk hatırlanmak,
Hatırlanmak unutulmamaksa eğer, demekki sevilmişiz.
Eğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem.
Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır.
Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet,
Ölüm beni yakalamış demektir.
Sevmek seni seviyorum demek değil.....
Seni seviyorum derken titremektir..
Karlı bir çam ormanında nefes almak bahtiyarlığına benzer seni sevmek..
Yüzünü alıyorum elime yaşam budur
,
Bir gülün akşamı da budur
Seninle doğmak yeryüzüne her sabah
Ve silinmek seninle.
Sen yollara yürürsen , çiçekler de yürür,
şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa,
Bir çocuk kapıları kırıp kırlara koşmazsa,
Sen ufuk çizgisinin düşüncesiyle özgür,
Gülüşü ışık olupta yüzüme akan düş,
Sen uzak kıyıların adamı,
Sen benim yüreğimde açan gülsün.
Sevgilim yalan söylersem sana, kopsun ve mahrum kalsın dilim
Sana " SENİ SEVİYORUM" deme bahtiyarlığından sevgilim,
Yalan yazarsam sana kurusun ve mahkum kalsın elim ,okşayabilmek saadetinden seni
Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim iki damla gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni birdaha.
Bana geleceksen herşeyinle benim olarak gel.
Bir emanet gibi geldikten sonra,
Yanımda olmanın ne anlamı kalır ki.