YAZILI SoHBeT
SeSLi   SoHBeT
Kısa Yollar!
  Sık Kullanılanlara Ekle
  Giriş Sayfam Yap
  ilçemiz 19 Mayıs
  ilçe Foto Albümü
  Güncel Resimler
  Önemli Telefonlar
  ilçeden HABERLER
  Mahalleler
  Okullar
   Köyler
  Sigara Fabrikası
  Samsun ve Tarihi
  Samsun'un ilçeleri
  Samsun Nüfus Sayımı
  Samsun Plaka Serisi
  Atatürk ve Samsun
  Türk Devletleri Tarihi
  Osmanlı Devleti
  Marşlarımız
  Türk Mutfağı
  Rüya Tabirleri
  Burçlar
  Şifalı Bitkiler
  Çiçekler
  ideal Kilo Hesaplama
  Bayanlara Özel
  Aşk Sözleri
  Resimli Şiirler
  ünlü Şairlerden Şiirler
  Hayvanlar Alemi
  Kartvizitler
SiTE LİNKLERi
RUMUZ : VARSA ŞİFRE :
KANATLI ATLAR
At, Türklerin tarihinde gerçek bir emekçidir. Kaşgarlı Mahmud, “At, Türkün kanadıdır” der. Pegasus bu sözü kıskanır mı, bilmem! Ama Orta Asya’daki şamanlık dönemlerine kadar giden kanatlı at öyküleri olduğunu biliyoruz. Öyle ki, atlar ölen bir yiğidi öbür dünyaya götürüyor ya da oradan yeryüzüne geri getiriyorlardı. Herkesin birleştiği nokta, atın ehlileştirilmesinin MÖ 4000-3500 yıllarında Orta Asya bozkırlarında Proto-Türk toplumları tarafından başarıldığıdır. Dünyanın bilinen ilk halısı olan ‘Pazırık Halısı’, bir buzulun içinde bir atın sırtında bulunmuştu. Göçer Türklerin kadınları da iyi biniciydiler, hatta bebelerini bile, gerektiğinde at sırtında emziriyorlardı. Bu dönemlerde Türkler at eti yediler, at sütünden yaptıkları kımızı içtiler.
‘Ata sporu’ diye tanımladığımız sporlar arasına yerleştirdiğimiz bir atlı oyun vardır: Cirit...
II. Mahmud tam bir cirit hastasıydı! Hem seyretmeye, hem de oynamaya bayılıyordu. 1816’da kıran kırana geçen bir cirit mücadelesinde Harem ağalarından Şuayip Ağa attan düşerek ölünce, rakip takımlar arasındaki gerginlik altı ay sonra doruğa çıktı. Bir cirit karşılaşmasında Harem ağaları ve Seferliler oyun için değil, intikam için birbirlerine girince, oyunu yarıda kestiren Padişah bir daha da cirit oynatmadı.

Rüzgârın yelesi   Rüzgârın yelesi  Rüzgârın yelesi

Rüzgârın yelesi  Rüzgârın yelesi   Rüzgârın yelesi

Bolayır’a giderseniz bir gün, ayçiçeklerinin küçük güneşler gibi tarlalara düştüğü bir yolun yakınında Namık Kemal’in mezarını göreceksiniz. Vatan şairinin hemen yanı başında türbeyi andıran bir mezar daha vardır. İçeri girip gözünüz karanlığa alıştığında, başı sarıklı sandukayı fark edeceksiniz. Orada yatan, Rumeli Fatihi olarak anılan Süleyman Paşa’dır. Süleyman Paşa sonsuz uykusunda yalnız değildir. Bir yanındaki mezarda ‘lalası’, diğer yanında ise, şimdi sıkı durun, ‘atı’ yatmaktadır. Paşa, öğretmeni ve onu yıllarca sırtında taşıyan emekçisi ile birlikte yan yanadır. Osmanlı tarihi, atlarla sahiplerinin vefa yüklü öyküleriyle doludur. Lala Şahin Paşa’nın atları da, Karacaahmet’te onunla yan yana yatarlar. Genç Osman, çok sevdiği Sisli Kır adlı atı için saray bahçesinde ona bir mezar yaptırmıştır.

KAHRAMANLARIN ATLARI
Tarihe şöyle bir bakın, atsız kahraman var mı? Köroğlu’dan Zaloğlu Rüstem’e, Battal Gazi’den Büyük İskender’e kadar gerçek ya da hayali kahramanların hepsi atlarıyla birlikte anılırlar. Ağrıdağı Efsanesi adlı yapıtıyla bize bir “dil baharı” armağan eden Yaşar Kemal, Ahmet’le Gülbahar’ın aşkını ölümsüzleştirirken, Beyazıt Paşası Mahmut Han’ın atını Ahmet’in kapısına gönderir. Ahmet kapısından ayrılmayan ve kimin olduğunu bilmediği bu atı üç kere salsa da, at geri gelir. Koşumlarından bellidir ki, at “şunun bunun” atı değildir. Töreye göre, üç kere saldığı halde üçünde de geri dönen at, artık Ahmet’e yadigardır. Ama Mahmut Han töreyi hiçe sayacak ve atını isteyecektir. Sonrası mı? Sonrasını Ağrıdağı Efsanesi’nde okuyabilirsiniz!
Sonra bir gün atlar, kitaplardan koşarak çıkıp istasyondaki bir ressamla karşılaştılar! Yoksa ressam mı onlarla çayırda karşılaştı? Ya da ışığın altında çarpıştılar mı desek? Her ne ise, karşılaşma ya da çarpışma, Orhan Peker resim sanatına, ‘Atlar’ dizisiyle olağanüstü güzellikte imzalar attı. Atlar için diyordu ki: “İlkin sırtlarına atılan yamalı kilimlerde, boyunlarındaki mavi boncuklarda beni resim yapmaya çeken bir şey oldu herhalde. Ne var ki konu beni salt resim yönünden etkilemekle kalmaz, bir şey söylemeye iter...”
At deyince neler neler gelir insanın aklına! Faytonlar, at arabaları, süvari alayları, Truva atı, Alaçatı’ya adını veren Alaca At, Kars’ta Ani’de kışın kızakları çeken atlar, Veliefendi Hipodromu, sütçü beygirleri, aygırlar ve kısraklar, Karacabey Harası, Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya, jokeyler, Arap atları, atlı tramvay, Beyoğlu’nda kurulan ilk at hastanesi, ahırlar, at biçimindeki mezar taşları, Ömer Seyfettin’in ‘Kaşağı’ adlı öyküsü, nalbantlar, koşumlar ve eyerler, üzengiler, kişnemeler, tımarlı sipahiler, taylar, Malakan atı, safkan, sağrı, Hititlerden kalan tarihin ilk at eğitim kitabı ‘Kikkuli’nin At Kitabı’ ve daha niceleri...

ARAP ATLARI

TÜRÜN  ORİJİNİ ve TARİHÇESİ : ( ÇÖL BEDEVİLERİNİN ATI )

Orta doğu çöllerinin bir yerinde yüzyıllar önce , insan hayal gücünün ötesinde Dünyadaki tüm at türlerinin etkisi altına alacak bir ırk türedi. Bugün ki adıyla Suriye , İran ve Irak ta  Tigris  nehri boyundaki vahalarda ve Arap yarımadasının diğer bölgelerinde bu at türü gelişti. Bu tür Arap atı olarak tanımlandı. Müslümanlara göre At Allah’ın bir nimeti , şefkatle yaklaşılacak ve saygı duyulacak bir varlıktı. Avrupa ülkelerinin atın varlığından haberdar olmalarından çok önceleri , çöl atları bedevilerin hayatta kalabilmeleri için bir gereklilikti. Kabilelerin şefi ; gerek kendi kabilesindeki gerekse , diğer bedevi kabilelerindeki her bir at familyasının tarihini bilirdi.yüzyıllar geç tikçe , türün mitolojisi ve duygusallığı , soyu ile özdeşleşen cesaret, dayanıklılık ve gücü ile ilgili hikayelerle gelişti. Dini inanış , gelenek ve batıl inanışlar ırkın doğasını ve şeklini etkiledi.

Çıkık bir alnın ; Allahın nimetini taşıdığına inanılırdı. Bundan dolayı “ Jibbah” ın büyük olması o atın daha fazla nimet taşıması demekti. Kavisli bir boyun “ Mitbah “ bir cesaret göstergesi , kalkık bir kuyruk ise onuru simgelerdi. Bu ayırt edici nitelikler e at seçiminde çok dikkat edilirdi. Arap atlarının dini öneminin bulunması , kısmen de kabilenin varlık ve güvenliğine sağladığı katkılar nedeniyle türün izole bir şekilde çoğalmasını sağladı. At yetiştirme gelenekleri ve dini inanışlar ırkın “ Asil “ yada saf olarak kalmasını sağladı. Çevre şehirlerden veya dağlardan yabancı bir kan karışımı kesinlikle yasaklanmıştı. Kuzey Afrika da veya sahra çölü bölgesindeki çöl atları , arap atları ile aynı kanı taşımaz ve bedeviler tarafından hor görülürdü. Arap atı , zamanın bir çok toplumunda da olduğu gibi bir savaş aracıydı. İyi donanımlı bir bedevi düşman kabileye saldırır, koyun , deve ve keçi sürülerini kaçırarak kendi kabilesinin zenginliğinin arttırırdı. Bu tarz bir saldırı ancak ani , hızlı ve süratle yaklaşılırsa başarılı olabilirdi. Kısraklar bu tarz saldırı için en uygun cinsti. Çünkü kısraklar , düşman kabilesinin atlarına kişnemez böylece kabilenin saldırıdan haberi olmazdı. Hız ve dayanıklılık şarttı çünkü çarpışmalar kamp yerinden uzakta gerçekleşirdi.

Bedeviler aynı zamanda çok konuksever insanlardı. Eğer bir misafir çadırlarına ziyarete gelirse; onu ve hayvanlarını hiç ücret almadan 3 gün misafir etmek zorundaydılar. Konuk edilen misafirin atının başlığı çadırın orta yerine asılarak onun önemi vurgulanırdı.  Böylelikle kabileler savaştan arta kalan zamanlarda birbirlerini konuk eder , en hızlı ve en cesur atlarının hikayelerini birbiriyle paylaşırlardı. Kazananın ödül olarak kaybedenin en iyi sürüsünü aldığı at yarışları düzenlerlerdi. Yetiştirilen hayvanlar alınır , satılır ancak kural olarak savaş kısraklarına bedel ödenmezdi. Bir Arap kısrağından daha iyi bir hediye olamazdı. Bir kısrağın değeri annesinin orijinine göre artardı. Eğer kısrağın annesi takdir edilen bir aileden geliyorsa , onun değeri çok fazla idi. Kısrak aileleri onu yetiştiren kabilenin veya şeyhin adı ile bilinirdi. Bedeviler aynı orijinden gelen atları daha değerli görürlerdi. 5 temel familya vardı ; Kehilan , Seglavi , Abeyan , Hamdani ve Hadban. Cesaret , dayanıklılık ve sürat hikayeleri o orijine ait diğer atlarında değerini arttırırdı. Örneğin ; Kehilet al Krush , Kehilet Jell - abiyat  ve Seglavi ibn-i sedran isimli kısrakların görkemli savaş hikayeleri vardı. Bu kısrakların tayları da övgüyle anılırdı. Kısraklar kendi türünden olan atlarla çiftleştirildiğinde , tanınabilen ve tanımlanabilen özellikleri gelişti. Örneğin Kehilan ;  geniş göğsü , kas gücü ve iriliği ile tanındı. Kafaları küçük ancak alın ve çeneleri genişti. En çok rastlanan renk gri(demir kır) ve doruydu. Seglavi grubuna ait atların en önemli özelliği ; zarif olmalarıydı. Bu tür dayanıklılıktan çok hızlı olmaları ile tanınırdı. İyi bir kemik yapıları ve yapılı boyları vardı. En sık rastlanan renk ; açık doruydu. Abeyan grubu Seglavilere  çok benzerdi. Bu gruba ait safkanlarda tipik arap atlarından daha uzun bir sırt görülürdü. Bu atlar yapı olarak daha küçüklerdi. Sıklıkla rastlanan renkleri; demir kır olup,diğer türlere göre daha fazla akıtma görülürdü. Hamdani atları; atletik yapılı , iri kemikli ve kas gücü yüksek bir türdü. Kafaları profilden bakıldığında düzdü , Arap atları içinde en uzun boylu türlerden biriydi. Demir kır ve açık doru en sık rastlanan renkti. Hadban grubu ise hamdani atlarının daha küçük bir versiyonuydu. İri kemik ve kas yapısına sahipti. Ayrıca çok nazik doğasıyla da bilinirdi. Genellikle kahverengi veya açık doru rengindeydi.

Türkler atlarını Avrupa ya olan akınlarında bir savaş malzemesi olarak kullandılar. Türkler seferlerinde sadece birkaç arap atını beraberlerinde götürmelerine karşı , onların zorlu ve dağ koşullarına uygun Türk atları da Avrupalıların ilgisini çekmiştir. Avrupalılar atlarını şövalyelerini ve silahlarını taşıması için yetiştirirlerdi. Daha hafif olan atları Pony türlerinden gelmekteydi. Türklerin küçük ve hızlı atları ile kendi atları karşılaştırıldığında Türk atlar özellikleri bakımından onlarınkinden çok daha üstündü. Bu atların hız , dayanıklılık ve atlama konularındaki üstünlükleri avrupanın ilgisini çekti. Bu tarz bir ata sahip olmak sadece Avrupalıların kendi at türlerinin de gelişmesine katkıda bulunmakla kalmayacak , aynı zamanda bir prestij de katacaktı. Yurt dışına seyahatlerin de artmasıyla ,  Osmanlı imparatorluğu  sultanları Avrupa daki belli başlı devlet başkanlarına Arap atları hediye ettiler. Godolphin arap atları 1730’da İngiltere ye ithal edildi. Byerley Turk 1683’de , Darley Arabı da   1703’de İngiltere ye geldi. Bu 3 doğulu aygır yeni bir ırkın temellerini oluşturdu. Bu ırka da “Thoroughbred” adı verildi. Bugün thoroughbred türünün %93’ü bu 3 aygıra dayanmaktadır. Arap atları gerek doğu da çiftleştirme , gerekse thoroughbred kanı aracılığı ile bugünkü at türlerine katkıda bulunmuştur. Bedeviler safkan Arap atı yetiştiriciliği ile tanındılar. Bedevi boylarında at yetiştiriciliğinin kayıtları hafızalarda ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgilerle tutulurdu. Ancak yine de at yetiştiriciliği konusunda Arap ırkının saflığını korumayı başararak bir ilke imza atmışlardır. Bugüne kadar birçok arap atını pedigrisinde “çölde yetiştirilmiştir” ibaresine rastlanmıştır. Yazılı bir belge olmamasına karşın , bedevilerin atların safkanlığına verdiği önem dikkate alınarak bu ibare de atın safkanlığının onaylanması olarak kabul edilir. Bugün Arap atları kendi orijininin doğduğu topraklar dışında da çok sayıda yer almaktadır.

ARAP ATININ ORİJİNİ :

Arap atının orijini zoolojik bir sır olarak kalmıştır. Her ne kadar bu eşsiz türün ayırt edici bir kimliği bulunsa da , tarihi karışıklıklar ve çelişkilerle doludur. Arap atı ırkını araştırdığımızda bugünkü halinden daha küçük olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun dışında yüzyıllar boyu herhangi bir değişiklik göstermemiştir. Otoriteler Arap atının nerede doğduğu konusunda fikir birliğine varamamaktadır. Arap atının , atasının kuzey Suriye (Türkiye’nin güneyi) de bulunan vahşi bir at olduğu konusunda tartışmalar sürmektedir. Mezopotamya nın kuzeyini içeren bir alan boyunca ( Irak’ın bir kısmı, Sina yarımadasının batısından Mısır kıyılarına kadar ) atlar için ideal , ılıman bir iklim olan ve yağış alan bölge bulunmaktaydı. Bir grup tarihçi de bu eşsiz ırkın Arabistanın güneybatısında doğduğunu söylemektedir. Bu bölgede bulunan 3 nehir yatağının doğal ortamda yaşayan vahşi atlardan doğmasına neden olabilecek iklimin oluşturduğu fikrini esas almaktadır. Arabistan yarımadası yaklaşık 10000 yıldır kurak bir bölge olduğundan , insan yardımı olmadan atların bu bölgede var olması imkansızdı. M.Ö. 3500 yıllarında develerin evcilleştirilmesi ile bedeviler bu develeri bir ulaşım aracı olarak kullanmaya başladılar. M. Ö. 2500 yıllarında yerleştikleri orta Arabistan da modern Arap atının bir benzerini de bölgeye getirdiler.

“Arap” ismini bir at cinsi veya insan topluluğuna  verilen isim olarak kullanımından çok yıllar önce görmek mümkündür. “Arap” kelimesinin kökeni hala karanlıktır. Göçebeliği tanımlayan kelime ile ibranice “arabha” ve “erebh” kelimesinin bileşiminden oluşmuştur. (karanlık diyar)  “Abhar” hareket etmek , “Arab” çöl veya çölde yerleşik anlamındadır. Görülüyor ki milliyete dayanan bir kelime değildir. Özetle Arap atı kelime anlamı olarak , bir millete verilen isimden çok daha önce kullanılmıştır.

ARAP ATLARI AVRUPAYA NASIL YAYILDI ? :

İslam’ın yükselişi ile Arabistan kültürel bir değişime sahne oldu. İslami  inancın  etkisiyle arap savaşçılar yerleştikleri çöllerden çıkarak İslam’ı yaymak için savaştılar. Çölde yetiştirilmiş bu görkemli hayvanlar muhteşem savaş atları oldular. Orta doğu , Kuzey Afrika  ve İspanya ya kadar Akdeniz ülkeleri ve doğuda Çin’e kadar bir çok ülke İslam’a yenik düştü. 1099 ve 1249 yılları arasında haçlı seferlerinden sonra Avrupa atları ile Arap kanı karıştırıldı. Ateşli silahların icadı ile ağır silahlı şövalyeler önemini yitirdi. 16. yüzyılda askeri birliklerde hafif , hızlı atlara olan ilgi arttı. Bundan sonraki savaşlar ise Arap atının askeri birliklerde kullanımının önemini kanıtladı. Haçlı seferleri sonrasında, Batılılar gözlerini doğunun Arap atlarına diktiler. 1683 – 1730 yılları arasında 3 Arap aygırının at yetiştiriciliği için İngiltere ye getirilmesi bir devrim oldu. 1800 lü yıllarda  Avrupa’da Arap atı çiftlikleri oluştu. Polonya kraliyet Ailesi , Alman Kralları ve bir çok Avrupa ülkesinde ki soylu Aileler Arap atı çiftlikleri kurdular. Lady Anne BLUNT ve Wilfred BLUNT’ un Mısırda olan yaşamlarının ve çöl gezilerinin sonucu olarak İngiltere deki dünyaca ünlü Crabbet  Arap atı Harası  çölde ve Mısırda da kuruldu. Daha sonraları buradan Rusya , Polonya , Avustralya , Kuzey ve Güney Amerika’ya At gönderilmeye başlandı.  

KUZEY AMERİKANIN ARAP ATLARI İLE TANIŞMASI :

Şu bir gerçektir ki Amerika Kıtası ; Gemi ile keşfedilmiş , Atların gücü  ile inşa edilmiştir. Burada yaşayan koloniler , Atlı İspanyol savaşçıları tarafından sindirilmiş ve egemenlikleri altına alınmışlardır.

At yetiştiriciliği , 1725 yılında Virginia da Nathan Harrison ‘ un Arap atını getirmesi ile başlamıştır. Bu at’tan 300 tay alınmıştır. Buna rağmen ilk yetiştirici Keene Richard olmuştur. 1853 – 1856 yıllarında Arabistan çöllerine giden Richard , bir çok aygır ve 2 kısrak getirmiştir. Ancak yetiştirme programı iç savaşla yok olmuş ve geriye hiçbir şey   kalmamıştır. 1877’de Ulysses S.Grant II. Sultan Abdülhamit i ziyaret etmiş ve bu ziyaretinde sultanın ahırından kendisine 2 Aygır hediye edilmiştir. ( Leopard ve Lindertree)   Leopard  daha sonra Randolph Huntington’a verilmiş ve o da 1888 de İngiltere ye 2 kısrak ve 2 aygır getirmiştir. Bu program Amerika’daki ilk safkan Arap atı yetiştirme programıdır. 1893’teki Chicago Dünya fuarı büyük bir halk kitlesi tarafından ziyaret edilmiş ve Arap atının Amerika’daki etkisini arttırmıştır. Bu fuara dünyanın pek çok ülkesinden yetiştiriciler davet edilmişti. Türkiye’de bu fuara 45 Arap atı ile katılmıştı. Bu atların arasında kısrak Nedyme ve aygır O bryan’ da  bulunmaktaydı. Bu atlardan her ikisi de daha sonradan Amerikan – Arap atları kayıtlarında no: 1 ve no: 2 olarak  yer almıştır. Bugün birçok at yetiştirme çiftliğinde kökeni bu atlara kadar uzanan atlar bulunmaktadır.

Fuar sonrasında Spancer Barden tarafından İngiltere ve Mısır’dan at getirildi. 1898 – 1911 yılları arasında yılları arasında Interlaction Harasına 20 at geldi. Ayrıca 1918 – 1932 yılları arası İngiltere’den 20 , Fransa’dan 6 , Mısırdan 7 at getirildi. Thedora Roosevelt’in de yardımıyla “ Davenport  Arapları” nı oluşturmak üzere 27 at getirildi.

Davenport’un Amerika ya çöllerden doğrudan Arap atı ithali bu ülkedeki Arap atı yetiştiricilerini heyecanlandırdı.  Bu yetiştiriciler yeni kan’ların ithal edilmesinin teşvik edilmesi konusunda girişimlerde bulundular.

1908’de Amerikan Arap Atı Kulübü kuruldu. Amerikan Tarım Bakanlığı Arap atı haralarının kayıtlarını milli kayıt olarak tanıdı ve bu kayıtlar sadece safkan Arap atları için tutuldu. Bu noktada 71 safkan Arap atı kaydettirildi. 1920 – 1932 yılları arasında da Amerikanın çeşitli aileleri tarafından İngiltere , Arap çölleri ve Mısır dan Arap atları ithal edildi. 1940 – 1950’li yıllarda Amerikan yetiştiricilik programının oluşması sonucu Arap atı ithalatı yavaşladı.

 GÜNÜMÜZDE ARAP ATLARI :

Tarihsel olarak Arap atı güzellik, akıl , cesaret , dayanıklılık ve duygusallık kavramları ile ünlendi. Çok eski zamanlardan bugüne insanlar ile yakın temas içinde bulunan Arap atı insanlarla arasında bir bağ oluşturdu. Nazik, zeki ve cana yakın olan bu hayvanlar Tayken bile insanlardan korkmaz ve ani seslere tepki göstermezler. Araplar “ Ghazu” denilen çöl savaşlarında hayatları ve varlıkları Arap atlarının hız ve dayanıklılıklarına bağlıydı. Bunun doğal bir sonucu olarak da kaliteli bir kan olarak tanındı. Elverişli koşullarda çiftleştirme ile saflığını korudu. Arap atının çiftleştirildiği her at türünde de kendine has özelliklerinin ( hız,dayanıklılık,zarafet vs. )

İngiltere ye getirildiğinde Arap atı Thoroughbred’in  atası oldu. Rusya da Orloff rahvan atlarına katkı sağladı. Fransa da ünlü Percheron atlarının oluşmasını sağladı. Amerika da ise Morgan atlarının atası oldu. İngiliz thoroughbred ile çiftleşmesi sonucu Trotter atları oluştu. Arap cinsinin diğer at cinslerinden farkı seçici çiftleştirme yöntemi ile yetiştirilmemesidir. Diğer türlerde yetiştiricilik yapılabilmesi için o atın kaydının oluşturulması gerekir. Ancak Arap atları binlerce yıl boyunca safkanlığını koruduğu ve bu yönü ile tanındığı için Arap atlarında böyle bir uygulama gerekmemiştir.

Yüksek zeka , eğitilebilirlik , nazik yapısı ile biniciliğin bir çok dalında kullanılmaktadır. Dayanıklılık yarışlarında en yüksek dereceler her zaman Arap atı binicileri tarafından kazanılmıştır. Günümüzde Arap atı yetiştiriciliğinin ve Arap atı Haralarının en gelişmiş olduğu ülkelerden birisi Amerika dır.

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ :

Güzel gösterişli bir kafa , büyük gözler , yukarıda toplanmış bir boyun , kuyruk havada , sırtı kısa ve düz , göğsü kaslı ve geniş. Bacakları kaslı , eklemleri güçlü açıkça görülebilen tendonlar , topukta genişleyen küçük tırnaklar.

Fındık kabuğu , demir kır , yağız ve açık don lu olur.

Yüzde ve bacaklarda beyazlıklar sıkça görülür. Derisi ince ve ipeksidir. Yele ve kuyrukları gürdür.

Arkadas arayan kullanicilarimiz turkchat sohbet       odalari mizi kullanabilirler. Sohbet siteleri cogu zaman üyeliksiz ve       bedava sohbet sunmamakta fakat sitemizde yazili sohbet yani normal yazili       muhabbet chat rooms sesli turk chat ve kamerali muhabbet servisleri       ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Turkce chat sohbet odaları mızı herkese       önerebilirsiniz. arkadaşlık , arkadaslik , arkadaş , sohbet arkadaşlık ,       sohbet, islami sohbet, islami chat,islami muhabbet, dini sohbet, dini       chat, dini muhabbet, mynet sohbet, sohbet yeri, sohbet odası, sohbet       odaları, sohbet odalari, odalari sohbet, com sohbet, chat sohbet, sesli       sohbet, odasi sohbet, odasi sohbet, siteleri sohbet, sohbet odası,       chat.gen.tr sohbet, sohbet türkçe, garanti sohbet,ankara sohbet,istanbul       sohbet, izmir sohbet, siteleri sohbet, sohbet turkce, erotik sohbet, e       kolay sohbet, canlı sohbet, canli sohbet, com.tr sohbet, sex sohbet, gay       sohbet, sitesi sohbet, seks sohbet, eglenceli sohbet, edelim mi sohbet,       chat, mynet chat,chat yeri, chat odası, chat odaları, chat odalari,       odalari chat, com chat, chat chat, sesli chat, odasi chat, odasi chat,       siteleri chat, chat odası,cinsel sohbet, CİNSEL SOHBET, sexsi sohbet,       cinsel chat, erotik chat, erotik sohbet sex chat, chat.gen.tr chat, chat       türkçe, garanti chat,ankara chat,istanbul chat, izmir chat, siteleri chat,       chat turkce, erotik chat, e kolay chat, canlı chat, canli chat, com.tr       chat, gay chat, sitesi chat, seks chat, eglenceli chat, edelim mi chat,       muhabbet, mynet muhabbet, muhabbet yeri, muhabbet odası, muhabbet odaları,       muhabbet odalari, odalari muhabbet, com muhabbet, muhabbet muhabbet, sesli       muhabbet, odasi muhabbet, odasi muhabbet, siteleri muhabbet, muhabbet       odası, sex muhabbet, muhabbet.gen.tr muhabbet, muhabbet türkçe, samsun       sohbet, adana chat, adıyaman chat, afyon chat, ağrı chat, aksaray chat,       amasya chat, antalya chat, artvin chat, aydın chat, balıkesir chat, bartın       chat, batman chat, bayburt chat, bilecik chat, bingöl chat, bitlis chat,       burdur chat, bolu chat, bursa chat, çanakkale chat, çankırı chat, çorum       chat, denizli chat, diyarbakır chat, düzce chat, edirne chat, elazığ chat,       erzincan chat, erzurum chat, eskişehir chat, gaziantep chat, giresun chat,       gümüşhane chat, hakkari chat, hatay chat, ığdır chat, ısparta chat,       kahramanmaraş chat, karabük chat, karaman chat, kars chat, karaman chat,       kastamonu chat, kayseri chat, kırklareli chat, kırşehir chat, kilis chat,       kocaeli chat, kütahya chat, malatya chat, manisa chat, mardin chat, mersin       chat, muğla chat, muş chat, nevşehir chat, niğde chat, ordu chat, osmaniye       chat, rize chat, sakarya chat, siirt chat, sinop chat, sivas chat,       şanlıurfa chat, şırnak chat, tekirdağ chat, tokat chat, trabzon chat,       tunceli chat, uşak chat, van chat, yalova chat, yozgat chat, zonguldak       chat, adana sohbet, adıyaman sohbet, afyon sohbet, ağrı sohbet, aksaray       sohbet, amasya sohbet, antalya sohbet, artvin sohbet, aydın sohbet,       balıkesir sohbet, bartın sohbet, batman sohbet, bayburt sohbet, bilecik       sohbet, bingöl sohbet, bitlis sohbet, burdur sohbet, bolu sohbet, bursa       sohbet, çanakkale sohbet, çankırı sohbet, çorum sohbet, denizli sohbet,       diyarbakır sohbet, düzce sohbet, edirne sohbet, elazığ sohbet, erzincan       sohbet, erzurum sohbet, eskişehir sohbet, gaziantep sohbet, giresun       sohbet, gümüşhane sohbet, hakkari sohbet, hatay sohbet, ığdır sohbet,       ısparta sohbet, kahramanmaraş sohbet, karabük sohbet, karaman sohbet, kars       sohbet, karaman sohbet, kastamonu sohbet, kayseri sohbet, kırklareli       sohbet, kırşehir sohbet, kilis sohbet, kocaeli sohbet, kütahya sohbet,       malatya sohbet, manisa sohbet, mardin sohbet, mersin sohbet, muğla sohbet,       muş sohbet, nevşehir sohbet, niğde sohbet, ordu sohbet, osmaniye sohbet,       rize sohbet, sakarya sohbet, siirt sohbet, sinop sohbet, sivas sohbet,       şanlıurfa sohbet, şırnak sohbet, tekirdağ sohbet, tokat sohbet, trabzon       sohbet, tunceli sohbet, uşak sohbet, van sohbet, yalova sohbet, yozgat       sohbet, zonguldak sohbet, adana muhabbet, adıyaman muhabbet, afyon       muhabbet, ağrı muhabbet, aksaray muhabbet, amasya muhabbet, antalya       muhabbet, artvin muhabbet, aydın muhabbet, balıkesir muhabbet, bartın       muhabbet, batman muhabbet, bayburt muhabbet, bilecik muhabbet, bingöl       muhabbet, bitlis muhabbet, burdur muhabbet, bolu muhabbet, bursa muhabbet,       çanakkale muhabbet, çankırı muhabbet, çorum muhabbet, denizli muhabbet,       diyarbakır muhabbet, düzce muhabbet, edirne muhabbet, elazığ muhabbet,       erzincan muhabbet, erzurum muhabbet, eskişehir muhabbet, gaziantep       muhabbet, giresun muhabbet, gümüşhane muhabbet, hakkari muhabbet, hatay       muhabbet, ığdır muhabbet, ısparta muhabbet, kahramanmaraş muhabbet,       karabük muhabbet, karaman muhabbet, kars muhabbet, karaman muhabbet,       kastamonu muhabbet, kayseri muhabbet, kırklareli muhabbet, kırşehir       muhabbet, kilis muhabbet, kocaeli muhabbet, kütahya muhabbet, malatya       muhabbet, manisa muhabbet, mardin muhabbet, mersin muhabbet, muğla       muhabbet, muş muhabbet, nevşehir muhabbet, niğde muhabbet, ordu muhabbet,       osmaniye muhabbet, rize muhabbet, sakarya muhabbet, siirt muhabbet, sinop       muhabbet, sivas muhabbet, şanlıurfa muhabbet, şırnak muhabbet, tekirdağ       muhabbet, tokat muhabbet, trabzon muhabbet, tunceli muhabbet, uşak       muhabbet, van muhabbet, yalova muhabbet, yozgat muhabbet, zonguldak       muhabbet,
Güzel Sözler Sohbet Chat Sohbet Chat Sohbet Webcam Sohbet Site ekle hit kazan ~ iletişim
19 MAYIS İÇESİNDE SON DAKİKA HABERLERİN AYRINTILARINI HABER YAZILARININ ÜZERLERİNE TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ