Bafra ilçe Haritası ve ilgili Resimler için Tıklayınız sayfa1 sayfa2
Bu bölge M.Ö 47'de önce Roma, sonra da Bizans egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt savaşından sonra Selçukluların eline geçen Bafraya, 1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzettin Keykavus Türkmen aşiretlerini yerleştirmiştir. 1243'de başlayan Moğol istilaları Selçuklu İmparatorluğunun yıkılması ve Türk beyliklerinin kurulmaya başlamasına neden olmuştur. İşte bu dönemde bölgede küçük bir Selçuklu beyliği olan BAFRA BEYLİĞİ kurulmuştur. 1460'da ise Bafra Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Bafra adının; Kızılırmağın denize açıldığı yerde, (M.Ö 521 yıllarında Fenikeliler zamanında) ticaret gemilerinin yanaştığı koylara kurulan, ticaret evlerine, Bafra denilmesinden geldiği sanılmaktadır. Bafra İlçesi Osmanlı İmparatorluğu devrinde Trabzon iline bağlı Canik Sancağına aıt bir yerdi. Hangi tarihte kaza merkezi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Salname kayıtlarına göre 1854 yılı sonlarında kaza merkezi olduğu anlaşılmaktadır. İmparatorluk zamanında 1876 harbinden sonra Kırım'dan Bafraya çok sayıda Türk gelmiştir. Daha sonralan çıkan Balkan ve I. Dünya savaşları Türk halkının azalıp, fakirleşmesini, azınlık olmalanna rağmen Rum ve ermenilerin iktisadi hayatı ellerine geçirip zenginleşmelerini sağlamıştır. Bundan dolayı cesaretlenerek Rum-Pontus İmparatorluğunu kurma hevesine kapılan ermeni ve rumlar mavri mira cemiyetini kurmuşlardır. Fakat 1919'da Milli Mücadelenin başlamasıyla bu amaçlan gerçekleşememiş, daha sonrada Batı Trakya'daki Türklerle değiştirilmişlerdir. Bafra, Cumhuriyetin kurulmasından bu yana idari Teşkilatta Samsun ilinin büyük bir ilçesi olarak yerini muhafaza etmiştir.
Diğer bir ekonomik etkinlik ise saz kesimidir. Saz kesiminin en çok yapıldığı alan Doğanca beldesi olup, bu sazlar yurtdışına satılmaktadır. Sarıköy, Üçpınar ve Emenli köylerinde kesilen sazlar ise evlerde işlenerek (hasır, sepet vb.) | iç piyasada satılmaktadır. İlçede balıkçılıkta oldukça gelişmiştir. Balık göllerinde tutulan balıklar iç piyasada tüketilirken; 1985 yılında yetiştirilmeye başlanan kerevitin hemen hemen tamamı yurtdışına satılmaktadır. Sanayi alanındaki faaliyetlerde başta Tütün olmak üzere oldukça gelişmiştir. İlçedeki Tekel yaprak Tütün Merkez İşletme Müdürlüğü tütünlerin bakım ve işlenmesini gerçekleştirir. Bölgede 1 Tekel, 6 Konfeksiyon - Tekstil, 3 orman ürünleri, 8 un - kepek,2 Balıkunu - yağı işletmesi. Ayrıca; Tuğla, Damper, Tanker, Soba, Mibzer,Zirai Aletler, Dondurma üretiml yapan işletmeler mevcuttur. Bu alanlarda toplam olarak yaklaşık 3000 kişi istihdam edilmektedir. Bunların dışında diğer imalat ve montaj sanayi dallarından oluşan bir de küçük sanayi sitesi vardır. Bafra'da bir de Kızılırmak üzerinde elektrik üretim ve sulama amaçlı Altınkaya Barajı ile Derbent Barajları bulunmaktadır.
İkiztepe ören yerindeki bu en yüksek tepe daha sonra Helenistik çağda (M.Ö 330-30) bir Tümülüs (Yığma Mezar) olarakta kullanılmıştır. Kesme taştan inşa edilmiş olan tümülüsün Anıt Mezarı, biri büyük, biri küçük iki mezar odası ile Tonozlu girişinde uzunluğu 9 m'yi bulan bir dramos (giriş koridoru) dan oluşmaktadır. Anıt Mezar aslına uygun olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır. İkiztepe'nin Kızılırmak nehrinin Bafra delta ovasını meydana getirmeden önce, Kızılırmak'ın denize döküldüğü mevkide kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Kızılırmak nehrinin batısında yeralan İkiztepe, şimdi Karadeniz'den 7 km, nehirden ise 2 km. kuş uçusu uzaklıktadır. İkiztepe'de yapılan kazılar sonucu insanların ahşap evlerde oturdukları, yaşamlarını hayvancılık, avcılık ve balıkçılıkla sürdürmüş oldukları saptanmıştır. Kazılarda çıkarılar silah, alet, takı ve semboller İkiztepe halkının Anadolu madencilik sanatının gelişiminde büyük rol oynadıklannı göstermektedir. Yine kazılarda ortaya çıkan fırınlar ve taş kalıplar madeni eşyaların İkiztepede yerel olarak imal edildiğini ispatlamıştır. Madeni eşyalarda bakırın, arsenikle karışımını kullanmışlardır. Bakırı Merzifon yöresinden, Arseniği ise Gümüşhacıköy civarından elde ettikleri anlaşılmaktadır. Arsenikli bakırdan yapılmış bulunan 1000'in üzerinde eser Anadolu'nun en eski ve önemli kolleksiyonlarından birisini oluşturmaktadır. Kazılarda elde edilen pişmiş topraktan yapılmış, dokuma tezgahlarında kullanılan ağırsaklar İkiztepe'de dokumacılığın da yapıldığını göstermektedir. Yine kazılarda bulunan bizler, deliciler ve geyik boynuzundan yapılmış sap, delikli balta ve çekiçler yörede hayvan derilerinin değerlendirilmiş olduğunu gösteriyor. İkiztepe'de ortaya çıkartılan 6000 civarındaki, pişmiş toprak, kemik, boynuz, taş ve maden eserler Samsun Arkeolojl Müzesinde sergilenmektedir. İkiztepe ören yeri, Kültür Bakanlığınca arkeolojik alan olarak tescil edilmiş ve kamulaştırılmıştır. Bafra'dakl diğer arkeolojlk alanları da şöyle sıralayabiliriz:
Höyükler ; Hacıbaba Tepesi, Azaytepe, Tepetarla, Tödüğün Tepe, Tepecik, Elmacık Tepe, Karaşeyh, Ömer Usta Çiftliği, Paşaşeyh, Aşağı Tepe, Katırdamı- Tepecik, Zahna Mahallesi, Böğürtlen, Cevizllk ve Kocalöp, Beylik Köy, Kelbeş Tepe, Tepecik, Kapıkaya, Hoşkadem Tepe, Çitlek Tepe, Sivri Tepe, Külcüler, Sorgunlu, Son Tepe, Özübüyük, Tingiller Tepe. Tümülüsler ; Köfteroğlu, Som Tepe, Sorgunluk, Aşağı Tepe Ören Yerleri ; Soğukçam, Cırıklar, Bakırdere, Özübüyük. Bu arkeolojik alanlar (Höyükler-Tümülüsler-Örenyerleri) genellikle Bafra'nın güney ve güney batısında yeralır. Buralarda yapılan kazılarda ele geçen kalıntıların çoğunda eski bronz ve Erken Hitit kültürünün izleri görülmüş. Ayrıca M.Ö 3000-2000 yılları, Genç Antik Çağ ve Roma devri kültürlerinin izlerine de rastlanmıştır. Kaleler ; Bafra'da Martı Kalesi ve Asar Kale olmak üzere iki kale kalıntısı vardır. Bunlardan Martı Kalesi harabe halindedir. Helenistik döneme aittir. Asar Kale'de harabe halindedir. Kızılırmak vadisinde Ağsar köyünde bulunan kale M.Ö 1000 yıllarına tarihlenmiştir. Sarnıç kuyuları, eskl hapishanesi ve sur kalıntılan günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca kapalı çarşı olduğu sanılan bir Galeri ve yontma taştan heykelcikler de bulunmuştur. Paflagonya Kaya Mezarları ; (M.Ö 700) da, Asar kalesinin olduğu bölgede Kızılırmak vadisinde dikkat çeken tarihi yapılardır. Camiler ; Büyük Cami (1670); Tayyar Paşa Cami (1869), Çarşı Cami (1865), Nuri İbrahimCami (1887), Dabakhane Cami (1766) Türbeler ; Hızırbey (Kümbetdede) Türbesi, (14. yy); Enur Mirza 1 Türbesi (Bafra Türbesl-1381), Şeyhören Türbesi Hamamlar ; Yeni Şifa hamamı (17. yy); Uzun hamam Bedesten ; 17. yy. da yapıldığı sanılmaktadır. Çeşmeler ; Çeşme, Alibey Çeşmesi (1751), Hüseyin Bey Çeşmesi, Kadı Çeşmesi (1778), Mescit Çeşmesi (1840), Taşlı Çeşme
Camiler, Türbeler, Hamamlar, Çeşmeler ve Betesten Osmanlı dönemine ait tarihi yapılardır. Samsun-Sinop karayolu Kızılırmak geçişi üzerindeki Çetinkaya Köprüsü [1937] de Bafranın eski yapılarındandır.
Bölge kozmopolit bir yapıya sahip olduğundan çeşitli folklorik özellikleri de içine almıştır. Bu nedenle ilçe ve çevresinde değişik yörelerin oyunları oynanmaktadır. İlçede halı ve kilim dokumacılığı, özellikle dağ köylerinde bez dokumacılığı yapılmaktadır. Bir de zembil örücülüğü ve hasır örücülüğü gelişmiştir.
Nitelikli Yeme İçme yerleri :