Kısa Yollar!
* Sık Kullanılanlara Ekle
* Giriş Sayfam Yap
YAZILI SOHBET
SeSLi SoHBeT
Sohbet Odaları
Radyo Dinle
Radyo istek Paneli
  ilçemiz 19 Mayıs
  ilçe Foto Albümü
  Güncel Resimler
 19Mayıs Önemli Tel
  ilçeden HABERLER
  19Mayıs Mahalleler
  19Mayıs Okullar
  19Mayıs Köyler
  Sigara Fabrikası
  Samsun ve Tarihi
  Samsun'un ilçeleri
Samsun Nüfus Sayım  Samsun Plaka Serisi
  Atatürk ve Samsun
Türk Devletleri Tarihi
  Osmanlı Devleti
  Marşlarımız
  Türk Mutfağı
  Rüya Tabirleri
  Burçlar
  Şifalı Bitkiler
  Çiçekler
  ideal Kilo Hesaplama
  Bayanlara Özel
  Aşk Sözleri
  Resimli Şiirler
ünlü Şairlerden Şiirler
  Hayvanlar Alemi
  Kartvizitler
SiTE LİNKLERi
19MAYIS KAYMAKAMLIK WEB ADRESİ GİRİŞ
19 MAYIS BELEDİYESİ WEB SİTESİ GİRİŞ
RUMUZ : VARSA ŞİFRE :

 

 

TARİHTEKİ  TÜRK  DEVLETLERİ*

 

 

TARİHİ

 

     ADI

M.Ö. 204 -  M.S.           216

      Büyük Hun İmparatorluğu

          48 -   216

      Batı Hun İmparatorluğu

        375 -   454

      Avrupa Hun İmparatorluğu

        420 -   562

      Ak Hun İmparatorluğu

        552 -   743

      Göktürk İmparatorluğu

        565 -   803

     Avar İmparatorluğu

       651 -   983

      Hazar İmparatorluğu

        744 - 1335

      Uygur Devleti

        940 - 1040

      Karahanlılar Devleti

        963 - 1183

      Gazneliler Devleti

     1040 - 1157

      Büyük Selçuklu İmparatorluğu

     1157 - 1231

      Harizmşahlar Devleti

     1236 - 1502

      Altınordu Devleti

     1368 - 1501

      Büyük Timur İmparatorluğu

     1526 - 1856

      Babür İmparatorluğu

     1299 - 1922

      Osmanlı İmparatorluğu

     1923 -

      Türkiye Cumhuriyeti Devleti

                *  T.C. Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız; Tarihteki 16 büyük Türk İmparatorluğunu,

    ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti Devletini simgeler. 

 

BÜYÜK HUN İMPARATORLUĞU  Mete Han 'ın Tahta Çıkışı

Mete Han’ın babası Teoman Çin yıllıklarında Tan-hu (veya Şan-yü) diye anılmaktadır ki, Hun dilinde imparator ünvanı olan bu tabir basit bir kabile reisi değil, çok önceleri teşekkül etmiş bir devletin başkanı olduğunu gösterir. Üvey anasının teşviki ile babası tarafından veliahtlık hakkının kendisinden alınması teşebbüsü karşısında Mete Han, emrindeki demir disiplin altında yetiştirdiği 10 bin atlı ile katıldığı bir sürek avında Teoman’ı öldurerek Hun Tan-hu’su ilan edildi (M.Ö.209). Mete Han, doğudaki Moğol-Tunguz kabileler birliği Tung-hu’ların ısrarla toprak taleplerine savaş ile mukabele ederek onları perişan ettikten ve böylece hakimiyetini kuzey Peçli’ye kadar genişlettikten sonra güney-batıya döndü ve Orta Asya’daki, Hind-Avrupa kökenli oldukları sanılan Yüe-çi’leri yerlerinden oynattı. Bunlar kütleler halinde batıya doğru çekilirken Mete Han güneye yönelerek Huang-ho büyük dirseği içindeki Ordos bölgesini ele geçirdi ve oradan Çin topraklarına girdi. Mai-yi, T’ai-yuan şehirlerini zapt ederek Han sülalesinin kurucusu İmparator Kao-ti’nin 320 bin kişilik, hemen hemen tamamen piyade ordusunu, bozkır usulü sahte ric‘at tâbyesi ile çenber içine aldı (M.Ö. 201). İmparator, vaktiyle Türkler’in yaşadığı bütün toprakların Hun Devletine terki, yiyecek ve ipek verilmesi ve yıllık vergi taahhüdü şartları ile kendini ve ordusunu kurtarmağa muvaffak oldu. Çin ile dostluk havası içinde ticarî münasebetleri geliştirirken Mete Han, İrtiş yatağına kadar olan bozkırları (Kie-kun = Kırgızlar’ın memleketi) ve buranın batısındaki Ting-ling’lerin yerini, bazı eski Ogur (O-k’ut) kolları ile meskun araziyi, kuzey Türkistan’ı zaptetti ve Isık Gölü etrafındaki Vu-sun’ları hakimiyeti altına aldı. Bu suretle büyük Hun hükümdarı o çağda Asya kıt‘asında yaşayan Türk soyundan bütün toplulukları kendi idaresinde tek bayrak altında toplamış oluyordu. İmparatorluk sınırlarının Mançurya’dan Aral Gölüne, batı Sibirya’dan Gobi Çölü-Tibet hattına kadar genişlediği bu tarihlerde Hunlar’a tabi olanlar arasında Moğollar, Tunguzlar ve Çinliler de vardı. Mete Han tarafından Çin hükümetine önderilen M.Ö. 177 tarihli mektuptan anlaşıldığına göre Türk devletine bağlı kavimlerin sayısı 26 idi ve bunların hepsi, Tan-hu’nun ifadesi ile “yay geren halk” yani “Hun” olmuşlardı.

Mete Han Döneminin Genel Özellikleri
Görüldüğü üzere bu devlet, idaresindeki kısıtlı tarım sahalarına karşılık, daha ziyade, otlağı bol, hayvancılığa elverişli bozkırlar bölgesinde kurulmuştu. Ekonomisinin temeli başta at olmak üzere, hayvan yetiştiricilik idi. Buna göre sosyal durumu da, toprağa bağlı "köylü" kültüründeki geniş arazi sahibi Çin tabakaları ile köle sınıfından çok farklı idi. Ne malikanelere, ne de toprak kölelerine rastlanmayan Hun bölgelerinde halk, kan akrabalığı ile birbirine bağlı ailelerin meydana getirdiği sosyal ve siyasî birlikler olarak disiplinli ve kendilerini müdafaa için daima silahlı kabileler (boylar) halinde yaşıyor ve devlet bu kabile birliklerinin (bodunlar) kendi aralarında sıkı işbirliği esasına dayanıyordu. Devlet, bu kuruluş icabı ve bilhassa ordunun Mete Han tarafından tanziminden sonra merkezden idare edilen bir "askerî teşkilat" niteliği kazanması sebebi ile askerî karakterde idi ve gerekli şartlar (bozkırda eğitilmiş olmak, at ve silah) hazır olduğu için de fetihlere açıktı. Bu yönden de "köylü" Çin devlet yapısından ayrılıyordu. Çin'de esas rejim "feodalite" olduğu halde, Hun devletinde merkeziyetçilik dikkati çekecek kadar belirli idi. Küçük memurlar ve bazı müşavirler belki Çinli idi, fakat emirlerindeki silahlı kuvvetlerle aynı zamanda birer kumandan olan bütün yüksek görevliler ile birinci derecede sorumlu makam sahipleri hep Hun asıllı oldukları gibi, devlet teşkilatının da (mesela, sağ-sol veya doğu-batı taksimatı vb.) Çinlilik ile hiç ilgisi yoktu; Mete Han tarafından gerçekleştirilen ve toplulukta kabilecilik gayretlerini kırarak adeta devlete millî topluluk havasını getiren ordudaki 10'lu tertip sistemi de Türk idi. Esasen devletin millî karakterinin korunmasına dikkat edildiğine dair bazı davranışlar göze çarpıyordu: Mesela Paiteng'de imparator idaresindeki Çin ordusunu kuşatan Mete Han’ın, Çin içlerine dalarak bozkırdan uzaklaşmasına zevcesi ve herhalde devlet meclisi tarafından engel olunmuştu. İnanç yönünden ne Moğol totemciliği, ne de Çin toprak tanrıcılığı ile ilgisi bulunmayan bozkır Türk Gök Tanrı itikadındaki Hun devletinin meydana gelişinde "Çin imparatorluğu"nun model olduğuna dair yaygın görüş normal ölçülerdeki karşılıklı kültür tesirleri dışında doğru sayılmamalıdır. Önce, devlet Çin topraklarında değil, "Hiung-nu"lar sahasında kurulmuştu; Ikincisi, Mete Han’ın "Gök'ün oğlu" diye bir unvan takındığı şüphelidir. Üçüncüsü, Çin devletinde "Gök'ün oğlu" kavramı da aslen Çin değil, Türk menşelidir. Bütün bunlardan dolayı, Mete Han zamanında kesin şeklini aldığı görülen Büyük Hun devleti, etnik yönden ve hakimiyet anlayışı, sosyal yapısı, idarî ve askerî kuruluşları, dini ve dünya görüşü ile, Türk milletinin tarih ve kültüründe feyizli etkilerini iki bin yıl sürdüren bir ana kaynak durumundadır. Bu itibarla, Türk ve dünya tarihinde çok büyük önem taşır.
Mete’nin Ölümü ve Tanhu Ki-Ok Dönemi
Mete Han M.Ö. 174 yılında öldüğü zaman, mülkî ve askerî teşkilatı ile, iç ve dış siyaseti ile, dini ile, ordusu ve harp tekniği ile, sanatı ile yüksek vasıflı bir cemiyet halinde daha sonra asırlar boyunca Türk devletlerine örnek vazifesi görecek olan, tarihen malum ilk Türk siyasî teşekkülü, “Büyük Hun İmparatorluğu” kudretinin zirvesinde bulunuyordu. Mete Han’ın oğlu Tanhu Ki-ok (M.Ö. 174-160) bu haşmeti muhafaza etmeğe çalıştı. Yurtlarından atılan Yüe-çi’lerin Afganistan’da Baktria bölgesinde, vaktiyle İskender tarafından kurulmuş olan Grek hakimiyetine son verdikleri tarihte (M.Ö. 166) kalabalık ordusu ile Çin’e girerek başkenti Ch’ang-an yakınındaki imparator sarayını yakan Ki-ok, bu seferdeki gayesine uygun olarak Çin ile iktisadî münasebetini dostane bir şekilde devam ettirmek için yanlış bir adım attı: Bir Çin prensesi ile evlendi ve bu suretle ileride, Çin ile temasa gelen hemen bütün Türk devletleri bakımından kötü neticeler verecek bir çığır açmış oldu. Çünkü hanedanlar arasındaki bu tür yakınlaşmalar, her zaman Çin'in hile makinesinin harekete geçmesi için fırsat teşkil etmiştir. Hun merkezinde Çinli Prensesin himayesinden faydalanan Çin diplomat ve vazifelileri Hun imparatorluğu topraklarında serbestçe gezip dolaşıyorlar, Türkler ve tabi kavimler arasında propaganda yapıyorlar, devleti sinsice kuvvetten düşürmeğe çalışıyorlardı. Bundan başka, ticaret malı olarak memlekete sokulup Hun ileri gelenleri arasında revaç bulan Çin ipeği, lüks zevki yolu ile rehaveti artırmakta idi.
Tanhu Ki-Şin Zamanı
Ki-ok devrinde fazla hissedilmeyen bu menfi durumlar onun oğlu Tan-hu Kun-şin zamanında (M.Ö. 160-126) tam bir huzursuzluk kaynağı olarak kendisini gösterdi. Kendisi de Han sülalesine damad olan Tan-hu, babası ölçüsünde asker ruhlu bir hükümdar olmadığı için Hun iktidarında sarsıntılar belirdi. Çinliler’in bu devirde sınır boylarındaki ufak çaptaki akınları durdurduğu görülüyordu. İlk defa büyük imparatorlardan Vu-ti (M.Ö. 141-87) kalabalık ordular teşkil ederek, Hun hakimiyetinin yıkılmasını hedef tutan planlarını tatbike girişti. Propagandayı artırdı. Gayelerinden biri de Çin için muazzam gelir kaynağı olan ipeğe batı bölgelerinde de yeni pazarlar bulmak ve İç Asya-İran üzerinden Akdeniz kıyılarına ulaşan meşhur “ipek yolu”nu emniyet altına almaktı. Dolayısı ile orta ve batı Asya’da yabancıların kudretini kırması lazımdı. Bilindiği gibi, aşağı yukarı M.S.1. bin sonlarına kadar Türk-Çin mücadelelerinin temel sebeplerinden biri bu kervan yoluna hakimiyet meselesi olmuştur.
Çang-Kien’in Raporu
Vu-tin’in ipek yolu üzerindeki memleket ve kavimleri öğrenmek ve onlarla Hunlar’a karşı işbirliği sağlamak maksadı ile batıya gönderdiği yüksek rütbeli asker olan Çang-kien’in, gizli vazifesini yaparken Hunlar tarafından yakalanıp 10 yıl gözaltında tutulmasına rağmen, buralarda geçirdiği uzunca müddet içinde (M.Ö. 139-127) edindiği bilgiyi, temaslarını ve tavsiyelerini ihtiva eden mühim raporu imparatoru memnun etmiş ve sonraki Çin siyaseti için başlıca rehber vazifesini görmüştür. Bu arada Çinliler çok ehemmiyetli bir başarı daha elde etmişlerdir ki, o da ordularını Türk usulüne göre yetiştirmeleri ve Hun silahları ile techiz etmeleri idi. Daha Mete Han zamanında Çin’de kumandan Mung-t’ien tarafından başlatılmış olan askerî ıslahat hareketleri imparator Vu-ti’nin kumandanlarından olup, Hun tarzında 140 bin kişilik bir süvari kuvveti çıkaran Ho K’ü-ping (öl. M.Ö. 115) tarafından büyük başarıya ulaştırılmıştı. Kuzeyde Hun akınları tutuluyor, İç Asya yönünde, ipek yolu üzerindeki memleketler zapt olunuyor, bilhassa süvari kumandanı Pan Ç’ao’nun gayretleri ile (M.S. 75’e doğru) Doğu Türkistan’a kadar sokulan Çinliler oralarda askerî garnizonlar kuruyorlardı.
Hunların Bölünmesi ve Çi-Çi Han’ın Kahramanlığı
Hunlar artık eskisi gibi değil idiler. Akınlar durmuş, imparatorluğun zengin kısımlarının yavaş yavaş düşman istilasına uğraması ile devlet geliri azalmaya başlamış, o zamanlara kadar Çin’den vergi ve hediye olarak sağlanan mali destek kesilmişti. İç huzursuzluk, idarecilerle başbuğların arasını açmağa yönelen düşman propagandası ile gittikçe derinleşiyordu. Nihayet Çin, hanedan azasından bazılarını kendine çekmeye muvaffak oldu, bu da prensler arasındaki anlaşmazlığı şiddetlendirdi. Çin’in teşvik ve yardımı ile Tan-hu olan Ho-han-ye, kardeşi Çi-çi tarafından tanınmadı (M.Ö. 58). Ho-han-ye’nin Çin’e tabi olma teklifi, Hun danışma kurulunda (devlet meclisi) ağır münakaşalardan sonra reddedildi, fakat Tan-hu’nun iktisadî darlığı gidermek gibi kendince makul sebeplere dayalı fikrinde ısrarı Hunlar’ı ikiye ayırdı. Ho-han-ye Çin himayesini kabul edip halkının bır kısmını Ordos’a gönderirken, tabiiyeti şerefsizlik sayan Çi-çi kendine bağlı kütlelerle birlikte memleketi terk ederek batıya doğru çekildi (M.Ö.54). Bir yandan Çin ile uğraşarak, bir yandan da yolu üzerinde, Tarbagatay, Yedi-su havalisindeki Ogur (O-k’ut)’ların İrtiş kaynaklarındaki Tin-ling’lerin, Isık Göl yanındaki Vu-sun’ların mukavemetlerini kırarak geldiği Çu-Talas ırmakları düzlüğünde müstakil devlet kurdu. Fakat bu Orta Asya Hun devleti çok sürmedi, Batı’ya Hun yürüyüşünü adım adım takip eden Çin ordularından başka, adları geçen Türk boyları da yeni devlete karşı idiler. Henüz yerleşmemiş, savaş gücü zayıf Hunlar aleyhine birleşmişler ve Çin’e destek olmuşlardı. Dört taraftan hücuma uğrayan Hun Devleti’nin, Çi-çi tarafından yeni inşa ettirilip, sur ile çevrilen başkenti, 70 bin kişilik hasım orduları tarafından kuşatıldı ve yıkıldı. Cihanda eşi görülmemiş bir müdafaa yapılmış, kanlı sokak muharebeleri cereyan etmiş, Tan-hu’nun ikametgahında oda oda savaşılmış ve Çi-çi dahil, sarayda bulunan kadın-erkek 1518 kişinin hepsi, Başkentlerinin her köşe başında adım adım vuruşarak Türklük uğruna, devletleri uğruna hayatlarını feda etmişlerdi.
Çiçi Sonrası Dönem
Çiçi'nin batıya uzaklaşmasından sonra kendini toplayan ve Çin hükümeti ile anlaşma yaparak (M.Ö. 43), devlet meclisinin kararı ile başkentini Orhun bölgesine nakleden, fakat M.Ö. 36'dan itibaren tekrar Çin tabiliğine giren Ho-han-yeh (ölm. M.Ö. 31)'e bağlı kütleler, onun evlatları tarafından bir müddet idare edildikten sonra, tekrar toparlanmağa başlamışlar ve kudretli bir devlet adamı olduğu anlaşılan Yu (Hotodzsisi) Tanhu zamanında (M. 1846) Çin'e karşı istiklallerini elde ederek doğuda Mançurya'ya, batıda Kaşgar'a kadar olan geniş bölgeyi tekrar idarelerine almağa muvaffak olmuşlardı. Fakat Yu'nun ölümünden itibaren iç anlaşmazlıklara düşmeleri ve uzun süren kıtlık yıllarının sebebiyet verdiği çok sayıda hayvan kırımı ile ülkede baş gösteren açlık Hunları müşkül duruma soktu. Yu'nun oğlu Tanhu P'unu'ya karşı mücadele açarak kuzeydeki Hun kabileleri arasına çekilen P'unu'nun yeğeninin orada kendini Tanhu ilan etmesi hadisesi (M. 48) Hunları tekrar ve artık bir daha birleşememek üzere ikiye ayırdı: Kuzey Hunları (Kuzey veya dış Moğolistan'da) ve Güney Hunları (Güney veya iç Moğolistan'da). Böylece M. 48'de aynı siyasî vasıfları kesinlik kazanan iki Hun devleti arasındaki büyük fark, Güneydekinin Çin tabiiyetini devam ettirmesi, Kuzey devletinin ise istiklalini daima koruması idi. Bundan başka, Güney Sibirya, Cungarya ötesine kadar Batı ve İç Asya'da iktisadî ehemmiyeti bilinen bütün şehir devletleri de Kuzey Hun devletinin idaresinde idi. Dolayısiyle siyasî ve askerî Çin saldırılarının ana hedefini teşkil ediyordu. Daha Hun imparatorluğunun bölünmesi ile sonuçlanan iç mücadeleleri ustaca istismar eden Çin, Hunlara bağlı doğudaki Moğol Tunguz karışımı Wuhuan ve Sienpi (Hsienbi) kütlelerini kışkırtmış, bunların sürekli baskıları neticesinde Hun devleti, doğu Moğolistan'da kontrolü kaybederken, batı bölgesinde de tahrikçi Çin siyaseti ile karşılaşmıştı. Bu sebeple, en tesirlisi Yarkent kırallığı olmak üzere, Şanşan (loulan, Lobnor'un güneyi), Turfan vb. bölgelerdeki ayaklanmalar ile uğraşmak zorunda kalındı (M. 46-60 yılları). Hun devletinin buralarda, bilhassa Çin'in sömürücü tutumu ile Yarkent kralı Kien'in çok merhametsiz davranışından perişan düşen halk tarafından kurtarıcı gibi karşılanması ve duruma hakim olduktan sonra, yeniden baskı altına aldığı Çin'i sınır kasabalarında serbest ticarete mecbur etmesi (61-65) Çin'i tam kararlılık içinde ve doğrudan doğruya askeri harekatla Hun devletini çökertmek hazırlığına sevketti. İmparator Mingti (M. 58-75), Ç'engti (M. 75-89) ve Hoti (M. 89-105) devirlerinin ünlü generali Pan Ç'ao'nun yüksek kumandasında kalabalık Çin ordularının 30 yıl süren harekâtı sonunda Kangk'ü'ye kadar (Kaçgar, Hami, Yarkent, Hoten dahil) sayısı 50'yi bulan zengin ve kervan yolu üzerinde olduğu için, iktisadî yönden önemli şehirler Çin'in hakimiyetine geçti. Bilhassa M. 73-74, 89-90-91 yılları harekâtında ağır kayıplara uğrayan Hunlar İç-Asya'da hakimiyetlerini kaybederken, doğuda da Sienpi'lerin hücumlarına (en şiddetlisi M. 89-91 arasında) maruz bulunuyorlardı. İki cephede sürekli savaşlar vermek zorunda kalan Kuzey Hun devleti, son Tanhuların başarılı müdafaalarına rağmen, kuvvetten düştü, durum aleyhte gelişti. Hakimiyetlerini Güney Sibirya'ya ve Cungarya'ya kadar genişletmeğe muvaffak olan Sienpi'lerin hükümdan Tan-shih-huai (M. 147-156) tarafından nihayet saf dışı edilen Kuzey Hunlarının (ihtimal Tanhu Avitokhol zamanında toprakları düşman kabilelerin istilasına uğradı. Siyasî iktidarlarının zayıflamağa yüz tuttuğu tarihlerde esasen memleketi terk etmeğe başlayan Hunlardan (büyük çapta göçler M. 91'de ve 155'e doğru), Kuça civarında kalan Yüepan-Yüebanlar dışındaki kalabalık kütleler batıya çekilmişlerdi ki, bunların şimdiki Güney Kazakistan bozkırındaki soydaşlarına (Çiçi Hunları) katıldıkları anlaşılmaktadır.
 
Arkadas arayan kullanicilarimiz turkchat sohbet odalari mizi kullanabilirler. Sohbet siteleri cogu zaman üyeliksiz ve bedava sohbet sunmamakta fakat sitemizde yazili sohbet yani normal yazili muhabbet chat rooms sesli turk chat ve kamerali muhabbet servisleri ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Turkce chat sohbet odaları mızı herkese önerebilirsiniz. arkadaşlık , arkadaslik , arkadaş , sohbet arkadaşlık, sohbet, islami sohbet, islami chat,islami muhabbet, dini sohbet, dinichat, dini muhabbet, mynet sohbet, sohbet yeri, sohbet odası, sohbet odaları, sohbet odalari, odalari sohbet, com sohbet, chat sohbet, sesli sohbet, odasi sohbet, odasi sohbet, siteleri sohbet, sohbet odası, chat.gen.tr sohbet, sohbet türkçe, garanti sohbet,ankara sohbet,istanbul sohbet, izmir sohbet, siteleri sohbet, sohbet turkce, bafra sohbet, e-kolay sohbet, canlı sohbet, canli sohbet, com.tr sohbet, alaçam sohbet, ladik sohbet, sitesi sohbet, ondokuzmayis sohbet, eglenceli sohbet, edelim mi sohbet, chat, mynet chat, chat yeri, chat odası, chat odaları, chat odalari, odalari chat, com chat, chat chat, sesli chat, odasi chat, odasi chat, siteleri chat, chat odası, 19 MAYIS sohbet, engiz SOHBET, BALLICA sohbet, 19MAYIS chat, 19 MAYİS chat, 19mayis sohbet engiz chat, chat.gen.tr chat, chat türkçe, garanti chat, ankara chat, istanbul chat, izmir chat, siteleri chat, chat turkce, samsun 19 mayis chat, e-kolay chat, canlı chat, canli chat, com.tr chat, samsun 19 mayıs chat, sitesi chat, samsun sohbet-chat, eglenceli chat, edelim mi chat, muhabbet, mynet muhabbet, muhabbet yeri, muhabbet odası, muhabbet odaları, muhabbet odalari, odalari muhabbet, com muhabbet, muhabbet muhabbet, sesli muhabbet, odasi muhabbet, odasi muhabbet, siteleri muhabbet, muhabbet odası, samsun bafra muhabbet, muhabbet.gen.tr muhabbet, muhabbet türkçe, samsun sohbet, adana chat, adıyaman chat, afyon chat, ağrı chat, aksaray chat, amasya chat, antalya chat, artvin chat, aydın chat, balıkesir chat, bartın chat, batman chat, bayburt chat, bilecik chat, bingöl chat, bitlis chat, burdur chat, bolu chat, bursa chat, çanakkale chat, çankırı chat, çorum chat, denizli chat, diyarbakır chat, düzce chat, edirne chat, elazığ chat, erzincan chat, erzurum chat, eskişehir chat, gaziantep chat, giresun chat, gümüşhane chat, hakkari chat, hatay chat, ığdır chat, ısparta chat, kahramanmaraş chat, karabük chat, karaman chat, kars chat, karaman chat, kastamonu chat, kayseri chat, kırklareli chat, kırşehir chat, kilis chat, kocaeli chat, kütahya chat, malatya chat, manisa chat, mardin chat, mersin chat, muğla chat, muş chat, nevşehir chat, niğde chat, ordu chat, osmaniye chat, rize chat, sakarya chat, siirt chat, sinop chat, sivas chat, şanlıurfa chat, şırnak chat, tekirdağ chat, tokat chat, trabzon chat, tunceli chat, uşak chat, van chat, yalova chat, yozgat chat, zonguldak chat, adana sohbet, adıyaman sohbet, afyon sohbet, ağrı sohbet, aksaray sohbet, amasya sohbet, antalya sohbet, artvin sohbet, aydın sohbet, balıkesir sohbet, bartın sohbet, batman sohbet, bayburt sohbet, bilecik sohbet, bingöl sohbet, bitlis sohbet, burdur sohbet, bolu sohbet, bursa sohbet, çanakkale sohbet, çankırı sohbet, çorum sohbet, denizli sohbet, diyarbakır sohbet, düzce sohbet, edirne sohbet, elazığ sohbet, erzincan sohbet, erzurum sohbet, eskişehir sohbet, gaziantep sohbet, giresun sohbet, gümüşhane sohbet, hakkari sohbet, hatay sohbet, ığdır sohbet, ısparta sohbet, kahramanmaraş sohbet, karabük sohbet, karaman sohbet, kars sohbet, karaman sohbet, kastamonu sohbet, kayseri sohbet, kırklareli sohbet, kırşehir sohbet, kilis sohbet, kocaeli sohbet, kütahya sohbet, malatya sohbet, manisa sohbet, mardin sohbet, mersin sohbet, muğla sohbet, muş sohbet, nevşehir sohbet, niğde sohbet, ordu sohbet, osmaniye sohbet, rize sohbet, sakarya sohbet, siirt sohbet, sinop sohbet, sivas sohbet, şanlıurfa sohbet, şırnak sohbet, tekirdağ sohbet, tokat sohbet, trabzon sohbet, tunceli sohbet, uşak sohbet, van sohbet, yalova sohbet, yozgat sohbet, zonguldak sohbet, adana muhabbet, adıyaman muhabbet, afyon muhabbet, ağrı muhabbet, aksaray muhabbet, amasya muhabbet, antalya muhabbet, artvin muhabbet, aydın muhabbet, balıkesir muhabbet, bartın muhabbet, batman muhabbet, bayburt muhabbet, bilecik muhabbet, bingöl muhabbet, bitlis muhabbet, burdur muhabbet, bolu muhabbet, bursa muhabbet, çanakkale muhabbet, çankırı muhabbet, çorum muhabbet, denizli muhabbet, diyarbakır muhabbet, düzce muhabbet, edirne muhabbet, elazığ muhabbet, erzincan muhabbet, erzurum muhabbet, eskişehir muhabbet, gaziantep muhabbet, giresun muhabbet, gümüşhane muhabbet, hakkari muhabbet, hatay muhabbet, ığdır muhabbet, ısparta muhabbet, kahramanmaraş muhabbet, karabük muhabbet, karaman muhabbet, kars muhabbet, karaman muhabbet, kastamonu muhabbet, kayseri muhabbet, kırklareli muhabbet, kırşehir  muhabbet, kilis muhabbet, kocaeli muhabbet, kütahya muhabbet, malatya muhabbet, manisa muhabbet, mardin muhabbet, mersin muhabbet, muğla muhabbet, muş muhabbet, nevşehir muhabbet, niğde muhabbet, ordu muhabbet, osmaniye muhabbet, rize muhabbet, sakarya muhabbet, siirt muhabbet, sinop muhabbet, sivas muhabbet, şanlıurfa muhabbet, şırnak muhabbet, tekirdağ muhabbet, tokat muhabbet, trabzon muhabbet, tunceli muhabbet, uşak muhabbet, van muhabbet, yalova muhabbet, yozgat muhabbet, zonguldak  muhabbet,
Güzel Sözler Sohbet Chat Sohbet Chat Sohbet Webcam Sohbet Site ekle hit kazan ~ iletişim